Kuru İğne Tedavisi ve Fizyoterapi

‘’Kuru iğne tedavisi nedir?’’ sorusu kısaca myfosal ağrıları gidermek amacıyla kullanılan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanabilir. Halk arasında kulunç olarak bilinmekte olan bu fiziksel sorunu gidermek adına uygulandığı gibi aynı zamanda bel fıtığı, boyun fıtığı, bel ağrısı, boyun ağrısı, migren, diz ağrısı gibi birçok rahatsızlığın giderilmesinde oldukça etkili bir yöntem olarak bilinir. Kuru iğne tedavisi özünde hastaların şikâyetleri doğrultusunda kasılmış, sertleşmiş kasların çözülmesine yardımcı olan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yönteminde temel hedef, hastaların kaslarındaki hasarı minimum seviyeye indirmek ve ağrıya neden olan durumu ortadan kaldırmaktır. Kol, bacak, boyun, bel, kalça gibi yerlerde görülen ağrılar, genelde kaslara dayalı olarak meydana gelmektedir. Bu durumla beraber hastalarda meydana gelen eklem gerilmesi durumu, sinire baskı yapmaya ve dolayısıyla hastaların çeşitli rahatsızlıklara sahip olmasına neden olur. Kuru iğne tedavisi faydaları arasında adına herhangi bir ilaç tedavisi içermediği için alerjik reaksiyona da sebep olmamak gibi avantajlar bulunmaktadır.

Kuru İğne Tedavisi ve Fizyoterapi Uygulamasını Kimler Yapabilir?

Kuru iğne tedavisi hakkında yorumlar hastaların büyük çoğunluğunun şikâyetlerinin azalması yönünde yapılan yorumlardır. Genel olarak bakıldığında hastalar, ağrıya neden olan kilit noktalardaki kas ve eklem gerginliğini ortadan kaldıran bu tedavi yöntemini tercih ederken; ağrısız ve iyileştirici bir tedavi yöntemi olmasının etken olduğunu belirtmektedir. Kuru iğne tedavisi, oluşan ağrının temel nedenine (kasılma, spazm) kısa sürede etki eden bir uygulamadır. Buna dayalı olarak kuru iğne tedavisi fıtık gibi yine kaslarla ilişkili rahatsızlıklarda da uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Ağrıya neden olan kasa çok ince bir iğne batırılarak kasın uyarılmasına yardımcı olan bu tedavi yöntemi böylelikle sadece ağrının ortadan kalkmasına değil aynı zamanda ağrıya neden olan temel hasarı da gidermeye çalışıyor. Bu sebeple kuru iğne tedavisi hastalara kesin çözüm sunabilen yeni nesil bir tedavi yöntemi olarak, birçok fizyoterapist tarafından uygulanmaya devam eden bir yöntemdir. Bu noktada dikkat edilmesi gerekilen konu ise, uygulamanın alanında uzman fizyoterapistler tarafından yapılması gerektiğidir. Uygulanan tedavi yöntemi, direkt kasları uyaran bir tedavi yöntemi olduğundan, hastaların olumsuz etkilenmesini ve ilerleyen süreçte çeşitli sağlık sorunlarına neden olmasını tetikleyebilir. Bu sebeple bu tedavi yöntemi, bilinçsiz bir şekilde uygulanmamalı ve güvenilir bir fizyoterapist tarafından gerçekleştirilmelidir.

Kuru İğne Tedavisi ve Fizyoterapi Yaparken Kullanılan Yardımcı Cihazlar Nelerdir?

Bu tedavi yöntemi, 1974 yılında uygulanmaya başlanmış olan bir tedavi yöntemidir. Genel olarak hastalar bu yöntemi akupunktur tedavisiyle karıştırmaktadır. Kuru iğne tedavisinde, uygulanan iğneleme yalnızca spazma neden olan bölgeye uygulanır ve hemen çıkarılır. Kuru iğne tedavisinde kullanılan ana materyal tedavinin özünü oluşturan ince iğnelerdir. Akupunkturda ise hastaların spazmlı bölgesine iğne uygulandığı gibi, bu bölgeyi destekleyici başka bölgelere de iğneleme işlemi yapılarak belirli bir süre iğnelerin bekletilmesi gerekir. Akupunkturda vücudun başka bölgelerine iğne tedavisi uygulanması, kan dolaşımını, hormonal değişimi ve sinir iletimini sağlamak adına uygulanır. Kuru iğne tedavisi ise direkt rahatsızlığın giderilmesi adına uygulanan kesin çözümlü bir tedavi yöntemidir ve ağrının bulunduğu noktadaki kas kasılmasını ortadan kaldırmak için direkt o bölgeye uygulanır ve spazmın çözülmesi sağlanır. Kuru iğne tedavisinin faydaları bu sayede daha da belirginleşmektedir. Kesin çözüm sunan ve direkt olarak, herhangi bir cerrahi işlemeye ya da ilaca dayalı olmadan uygulanan bu metot hastaların kısa süre içerisinde var olan hastalıklarının ortadan kalkmasına yardımcı olur. Uygulanan bu iğneleme yönteminde kullanılan iğneler, tek kullanımlık ve steril iğneler olduğundan hastaların enfeksiyon kapma ihtimali de ortadan kalkar ve iyileşme sürecinin daha verimli geçmesi sağlanır.

Kuru İğne Tedavisi ve Fizyoterapi Uygulaması Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

12-15 yaşını aşmış olan ve vücudunun bel, boyun, kalça, diz, omuz gibi birçok noktasında hasar olan hastalara uygulanabilir. Bu tedaviye başvurmadan önce hastaların, doktorlar tarafından fıtık, düzleşme ve benzeri fiziksel rahatsızlıklar adına teşhis koyması gerekmektedir. Ardından uygulanacak olan kuru iğne tedavisi sayesinde hastalar belirlenen periyotta iyileşme gösterebilir ve kısa sürede günlük hayatlarındaki işlerine geri dönebilirler. Alternatif bir tedavi yöntemi olması, ilaç takviyesi istememesi ve kısa sürede çözüme ulaştırması sebebiyle hastaların tercih ettiği bu yöntem 30 yıl gibi kısa bir süre içerisinde birçok fıtık, düzleşme ve fiziksel ağrıların tedavi yöntemi olarak tercih edilmeye devam ediyor. Kuru iğne tedavisinin en çok merak edilen sorularından biri olan ‘’Kuru iğne tedavisi nerede uygulanır?’’ sorusu, genel olarak fizik tedavi merkezlerinde ya da özel hastanelerde uygulanabilir olarak cevaplanmaktadır. Fakat ciddi fiziksel zorluk yaşayan ve evden dışarı çıkmakta zorlanan hastalar için tıpkı fizik tedavide olduğu gibi kuru iğne tedavisinde de evde uygulanma olanağı vardır. Ev ortamında uygulanabilecek olan bu tedavi yöntemi, hastaların evinde gerçekleştiğinden hastaların enfeksiyon kapma olanağını minimum seviyeye indirir. Hastalar, uygulamanın evde gerçekleşmesine bağlı olarak kendilerini daha iyi hissedebilir ve bununla birlikte, hastalar herhangi bir ağrı merkezine ya da hastaneye gitmek zorunda olmayacağından ulaşım sıkıntısı da çekmezler. Genelde rahatsızlığın derecesine göre ortalama 3 ve ya 6 seans arasında değişen kuru iğne tedavisi problemin bulunduğu bölgenin durumuna göre değişebilir, seans sayısı azaltılabilir ya da çoğaltılabilir. Çoğunlukla haftada 1 ya da 2 kere uygulanan bu tedavi, hastaların belirlenen sürede sağlığına kavuşmasını ve gerek günlük hayatta gerekse iş hayatında daha rahat hareket edebilmesini sağlar.

Kuru İğne Tedavisi ve Fizyoterapi Avantajları Nelerdir?

Yakın geçmişte, fizik tedavinin geliştirilmesiyle birlikte alternatif bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkan kuru iğne tedavisi spazm gibi ciddi rahatsızlıkların ortadan kalkması adına, spazma neden olan tetik noktalara uygulanan bir tedavi yöntemidir. Tedavinin özünde bulunan kuru iğneler, herhangi bir jel ya da ilaçla uygulanmadığından kuru iğne olarak adlandırılmıştır. Bu tedavinin ilaçsız bir şekilde uygulanıyor olması hastaların alerjik reaksiyon göstermemesi açısından oldukça avantajlı bir durum olmakla beraber ilaca dayalı olarak oluşabilecek yan etkilerin de ortadan kalkmasına olanak sağlıyor. Kuru iğne tedavisinde uygulanan iğneleme yöntemi, bu yönteme özel olarak geliştirilmiş iğnelerle uygulanmaktadır. Ağrıya dayalı olarak uygulanacak bu yöntemde tetik noktayı bulmak oldukça deneyim isteyen bir durum olduğundan bu tedavi yöntemi yalnızca alanında uzman olan fizyoterapistler tarafından gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde oluşabilecek durumlar ciddi hasarlara sebep verebilirken, kas kasılmalarının devam etmesine de neden olabilir. ‘’Kuru iğne tedavisi hangi bölgelere uygulanır?’’ sorusuna birden fazla cevap vermek mümkündür. Kuru iğne tedavisi kaslarla ilişkili ve kas yağısına etki eden bir nevi fizik tedavi yöntemi olduğundan vücudun birçok noktasına uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Kuru iğne tedavisi hakkında yapılan yorumlar, hastaların büyük çoğunlukla kendilerini daha iyi hissettikleri yönündedir. Birçok olumlu etkisinin yanı sıra herhangi bir yan etkiye sebep olmayan bu tedavi yöntemi, kişilerin bir efor sarf etmemesine de olanak sağlamaktadır. Bilinen diğer fizik tedavi yöntemleri, genelde egzersize dayalı uygulamalardır ve bu tedavi yöntemlerinde hastaların efor sarf ederek kan akışını hızlandırmaları, kas sistemini faal kullanmaları hedeflenir. Kuru iğne tedavisinde ise fiziksel bir çaba durumu söz konusu değildir.