Total Diz Protezi rehabilitasyonu

TDP ameliyatlarından sonra, eklem hareketliliğini artırmak , kas gücünü geliştirmek ve en erken dönemde mobilizasyonu sağlamak için rehabilitasyon çok önemlidir. Bu nedenlerle rehabilitasyon programına preoperatif dönemde başlamalıdır. Preoperatif dönemde rehabilitasyon programına başlamak, postoperatif rehabilitasyonu kolaylaştırmakta, hastanın iyileşmesini ve GYA’lerinde bağımsızlığını hızlandırmaktadır.

TDP olgularında preoperatif değerlendirme kapsamında postür analizi, eklem hareket açıklığı, kısalık testleri, uzunluk ölçümleri, Q açısı tayini ve çevre ölçümleri gibi bir takım değerlendirmeler yapılır. Osteoartritik dizlerde genellikle M. Quadriceps femoris atrofisi, varus veya valgus deformitesi ile eklemde instabilite ve efüzyon görülmektedir. Diz eklemine ait efüzyonda artış Quadriceps femorisin volanter kontraksiyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Eklem yapısında ağrı, şişlik ve NEH’de azalma sonucu, kapsüler yapıda ve hamstring kaslarda kontraktür meydana gelmekte, bu nedenle Quadriceps femoris zayıflığı ve instabiliteye bağlı olarak diz eklemi tam ekstansiyon pozisyonunu kaybetmektedir. Osteoartritik diz eklemlerinde bütün çalışmalar ekleme binen olumsuz olumsuz stresleri azaltmaya ve inflamatuar olayları kontrol etmeye yöneliktir. Bu kapsamda hastalara germe, güçlendirme, pozisyonlama gibi fizik tedavi teknikleri uygulanır.

Postoperatif dönemde kas-iskelet sistemlerinde bazı problemler ortaya çıkmaktadır. Erken dönemde ağrı, ödem, spazm ve quadriceps femoris kasında refleks inhibisyon; geç dönemde dizde ekstansiyon kaybı, fleksiyon açısının yetersizliği, hamstring ve aşil tendonlarının kısalığı, quadriceps femoris kasının kuvvet kaybı gibi problemlerle karşılaşılır. Operasyon sonrası karşımıza çıkabilecek bu olası problemler için hastalar ortopedik rehabilitasyon programına alınırlar.

1. Erken Rehabilitasyon Dönemi

Post-op. 1 – 3. gün

Diğer artroplastilere göre ağrı çok daha şiddetli ve uzun sürelidir. Bu nedenle ilk 48 saatte bakım daha yoğundur. Mobilizasyona post-operatif 2-3 gün sonra başlanır. Diz eklemi tam ekstansiyonda ve ekstremite elevasyonu gün boyunca korunmalıdır. Ağrı nedeniyle hastalar dizlerini semifleksiyonda tutan splintler protokole ilave edilebilir. Örnek olarak “compressive knee dressing” gibi immobilizer splintler diz eklemi tam ekstansiyonu sağlanılır ve kompresyon etkisiyle ödem tedavi edilir.

Post-operatif 1. günden itibaren “elevasyonda aktif ayak normal eklem hareketi yapılmalıdır. Q. Femoris’e izometrik egzersizler, düz bacak kaldırma eğzersizleri ile ekstansör kasların kuvvetlendirilmesine başlanmalıdır. Q. Femoriste refleks inhibisyon olduğu durumlarda elektrik stimulasyonu ile kas eğitim programlarına başlanmalıdır.  Vastus Medialis obligius’u uyarmak amacıyla elektrik stimülasyonu kullanılmalıdır. İlk 72 saatte “Elevasyon + Buz” uygulanabilir. Post-op. ödem tedavisinde cryo-cuff yöntemi kullanılabilir. Tercihe uygun olarak CPM (continuous-constant passive motion) kullanılabilir.

Post-operatif 3 – 7. gün

Diz fleksiyonunu kazanmak amacıyla çok dikkatli aktif yardımlı-aktif normal eklem hareketleri (NEH) egzersizleri kullanılmaktadır. Rehabilitasyonda kullanılan egzersiz yöntemleri dikkatli kullanılarak ödem, spazmda artış gibi komplikasyonlar ortaya çıkmamalıdır. Walker veya koltuk değneği ile uygun mobilizasyona geçilir.(Koltuk değneği ile üç veya dört nokta yürüyüşü)

Post-operatif 9 – 14 gün

Dizde 70-90 derece aktif diz fleksiyonu hedeflenmelidir. İmmobilizer kullanılmışsa sadece gece kullanılmaya başlanır. Yeterli diz fleksiyonu sağlanamayan olgularda proprioseptif nöromusküler fasilitasyon (PNF) teknikleri kullanılabilir. Diz eklemi tam aktif ekstansiyonu kazanmış olmalı ve terminal izometrik egzersizine başlanılmalıdır. Koltuk değneği ile bağımsız yürüme, merdiven inip-çıkma, sandalyeye oturma-kalkma, yatağa geçiş aktiviteleri öğretilmelidir.

Post-operatif 2 hafta sonra

Şiddeti gittikçe artan diğer dirençli ve kuvvetlendirme egzersizlerine yavaş yavaş geçilir. Bu dönemde, opere alt ekstremitede ödem çözülmüş, tam ekstansiyon ve yeterli diz fleksiyonu kazanılmış olmalıdır. Egzersizler, ödem ve ağrıda artışa neden olmamalıdır. 

2.Mobilizasyon nasıl olmalıdır?

Hastalara uygulanan cerrahi yöntem ve protez tipi ne olursa olsun, Oropedist klinik ve radyolojik değerlendirmelerinin doğrultusunda hastanın mobilizasyon şekline karar verilmektedir. TDP ameliyatında hastaya internal tespit veya kemik dokuyu desteklemek için greft uygulaması vb. yapılmış ise bilinen mobilizasyon türü değişebilmektedir.

Genel olarak TDP uygulamalarından sonra yürüme programı şu şekilde olmalıdır;

a. Cementli TDP’de koltuk değneği ile tam ağırlıkla

b. Cementsiz TDP’de 6 hafta koltuk değneği ile ekstremite üzerine ağırlık verilmeden, 6 hafta sonunda ise ekstremite üzerine ilerleyen derecede ağırlık verilerek başlanılmalıdır.

Yürüme eğitiminde; Sallanma fazında ayak dorsi fleksiyonu ve diz fleksiyonu duruş fazında diz tam ekstansiyonu istenir. Ayrıca; eşit adım uzunluğu ve hızı kazandırılmaya çalışılmalıdır.

3. Uzun Dönem Takip Dönemi:

Kalça ve diz eklem çevre kasları kuvvetlendirilmeye çalışılır. Özellikle Quadriceps femoris kas kuvveti çok iyi olmalıdır. Genellikle post-operatif 3. ayda tam gelişme sağlanır.